Aramızdaki sosyopatlar, “Karanlık Üçlüler” ve onlardan kaçınma yolları
Cenk Kayakuş
2 Ekim 2024

Hayatınızda "Karanlık Üçlü" tipinde kötü huylu narsistlerle karşılaşmanız kaçınılmazdır ve bu kişiler ilk etapta çekici görünebilirler. Hepimizin başta harika görünen, ama sonradan korkunç özelliklere sahip insanlarla ilgili hikayeleri vardır.

Belki bu kişi büyüleyici tavırlara sahip bir karşı cinsti, ya da karizmatik bir meslektaş ya da ilginç görünen yeni bir arkadaştı, kim bilir? İlk izleniminizde sizi çekmiş olmaları muhtemel, ancak kısa bir süre sonra dikkat çeken davranışlar görmeye başlarsınız. Belki orada burada gerçeği biraz saptırdıklarını fark ettiniz ya da biraz fazla kibirli ve bencildiler. Belki sürekli kurban rolünü oynuyorlar ya da başkalarının işlerini sahipleniyorlardı.

Veya bu kişiyle yaşadığınız hayal kırıklığı kademeli değil de, dramatik —ve oldukça tatsız— bir olayla bir anda da gerçekleşmiş olabilir. Bazen küçük bir anlaşmazlık yetebilir ve bir anda size bağırırlar, misilleme tehdidiyle karşı karşıya kalırsınız ya da bu kişi iş arkadaşınız ise insan kaynaklarına şikayet edilirsiniz. Bu tür bir durum anlaşılır bir şekilde sizi şaşkına çevirir, incitir veya kafanızı karıştırır.

Böyle bir kişi büyük ihtimalle “Karanlık Üçlü” kişiliğine sahiptir. Bu terim, 2002 yılında psikolog Delroy Paulhus ve Kevin Williams tarafından, narsisizm, Makyavelizm ve ölçülebilir bir psikopati seviyesine sahip kişiler için ortaya atılmıştır. Bu kişiler sizi şaşırtır ve incitir, çünkü davranışları mantıklı görünmez. Bir akademisyenin psikopatlığa daha yakın olanları tarif ederken söylediği gibi, bu kişiler “başkalarını büyüleyen, manipüle eden ve acımasızca hayatlarına devam eden sosyal avcılar olup, geride kırık kalpler, yıkılmış beklentiler ve boş cüzdanlar bırakırlar.”

Peki, bu insanlar toplumda az sayıda mı?

Hayır, değil. İstatistiklere göre çevremizdeki her 14 kişiden biri “Karanlık Üçlü” özelliğine sahip. Bu, hepimizin bu insanlarla aşk hayatımızda, işte, politikada ve sosyal medyada düzenli olarak karşılaşacağı anlamına gelir. Mutluluğumuz, refahımız ve cüzdanlarımız için onları anlamalı, tanımlamayı öğrenmeli ve mümkün olduğunda onlardan uzak durmalıyız —ki daha iyi arkadaşlar bulabilelim.

Narsisizm, kişinin kendine duyduğu aşırı hayranlıktır. Makyavelizm, aldatıcı bir kişilerarası stil ve ahlaka duyarsızlıktır. Bu özellikler yeterince kötüdür, ancak psikopatlık unsuru empati ve pişmanlık eksikliğini ekleyerek “Karanlık Üçlü”yü tamamlar: Her şey benimle ilgili, seni kendi kazancım için incitmeye hazırım ve nasıl hissettiğini umursamıyorum.

Bazen böyle biri, bir dördüncü özellik sergileyerek “Karanlık Dörtlü” olur: sadizm, yani başkalarının acı çekmesinden zevk alma. Bazı akademisyenler, aslında tüm üçlü tiplerin dörtlü olduklarını savunuyorlar, çünkü narsisizm, Makyavelizm ve psikopati, sadizme yönelik genel bir eğilimin ifadeleridir. Ancak bu kişiliklerin incittikleri ve zarar verdikleri kişilerin durumundan zevk alıp almadıkları fark etmez; üç ya da dört özellikleri olsun, karşılarına çıktıkları kişinin hayatını zorlaştırırlar.

“Karanlık Üçlü” kişilikleri uzun yıllardır inceleyen psikolog Scott Barry Kaufman, bu tipin özelliklerinin bir spektrum üzerinde bulunduğunu ve herkesin bu kişilik özelliğini farklı bir derecede sergilediğini belirtiyor. Ancak Kaufman'ın inandığına göre, Karanlık Üçlü özelliklerinin kişilikte baskın hâle geldiği bir eşik var ve Kaufman ile bir grup araştırmacının bulgularına göre, bu eşiğin üzerinde olan kişiler uluslararası nüfus örneğinin yaklaşık yüzde 7’sini oluşturuyor.

Popüler algı, Karanlık Üçlüleri genellikle şeytani dahiler olarak görüyor. Elbette bazıları öyle olabilir, ancak özellikle psikopati genellikle ortalamanın altında bir zekayla ilişkilendirilir ve tahminlere göre, cezaevi nüfusunda bu kriterlere uyan erkeklerin oranı oldukça yüksektir. Bu bulguya kısmi bir tezat olarak, Karanlık Üçlü’nün yaygınlığı, eğitim düzeyi söz konusu olduğunda lisans diplomasına kadar yükseliyor (ancak bu özelliğe ileri derecede sahip olanlar arasında düşüyor). Erkekler, Karanlık Üçlü'nün bazı parçalarını daha fazla gösterme eğilimindedir ve bu özellikler yaşlandıkça daha az görülür.

İş hayatına gelince, araştırmacılar narsistlerin sanatsal, yaratıcı ve sosyal kariyerlere yöneldiklerini bulmuşlardır; ayrıca Makyavelistlerin özellikle başkalarına bakım sağlamayı içeren mesleklerde kariyer yapmaktan kaçındığını gözlemlemişlerdir. Yani Karanlık Üçlülerle, insanlarla temas, performans ve takdir gerektiren, ancak başkalarına dikkat etmenin pek de önemli olmadığı mesleklerde karşılaşmak daha mümkündür. Buna bariz bir örnek siyaset olabilir; bir diğeri ise gösteri dünyasıdır. Ancak bu tip birçok kariyer ve meslekte ortaya çıkabilir. İş yerinde bu tür kişiler genellikle kendi değerlerini abartır, meslektaşlarına karşı güvensiz bir tutum sergiler, dürtüsel ve sorumsuz davranır, kuralları çiğner ve yalan söylerler.

Onlardan nasıl kaçınırız?

Eğer Karanlık Üçlü ile çalışmak kötü bir deneyimse, onlardan birine âşık olmak daha da kötüdür. Kendine güvenen ve dışa dönük bu kişiler, özellikle kadınlar için son derece çekici olabilir. Genellikle kısa süreli ilişkileri tercih ederler ve bir ilişkiye girdiklerinde sadakatsiz olma eğilimindedirler. Ayrılık kaçınılmaz olduğunda ise işler çok çirkin olabilir: Karanlık Üçlüler, manipülasyon ve açık çatışmalarla tanınırlar.

Siyasette yer alan Karanlık Üçlüler de büyük zararlar verir, çünkü narsistler, kamu hizmetinden ziyade kendini yüceltme motivasyonuyla hareket ederler ve psikopatlar, radikalleşmiş bir toplumda aşırı pozisyonlara çekilirler. Bu yüzden politik ve sosyal hareketlerin uç noktalarındaki Karanlık Üçlü kişiliklere (sağ kanat veya sol kanat fark etmez) dikkat edin.

Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, bu kişilikler sosyal medyada her yerde karşımıza çıkar; araştırmalar, sosyal medyanın Karanlık Üçlüler için bir cennet olduğunu göstermiştir. Bu kişiler genellikle “sosyal medya bozukluğu” sergilerler, yani internet platformlarını aşırı derecede kullanırlar. Ayrıca literatürde yapılan bir inceleme, anonim kullanıcılar olan ve nefret ve tartışma kışkırtan "trollerin" de Karanlık Üçlü özelliklerine eğilimli olduğunu göstermiştir.

Belki sadistlikle suçlanmadan biraz "schadenfreude" (başkalarının acı çekmesinden keyif alma) hissedebilirsiniz, çünkü Karanlık Üçlüler genellikle hayatta çok başarılı değillerdir. Genelde iyi liderler değildirler; yakın arkadaşları yoktur; ortalamanın altında yaşam memnuniyeti bildirirler. Bu yüzden eğer siz de Karanlık Üçlü özellikleri taşıyıp taşımadığınızdan endişe ediyorsanız, kendi mutluluğunuz için mutlaka yardım alın.

Karanlık Üçlülerin nüfusun yüzde 7’sini oluşturduğunu söylemiştik. Diğer yüzde 93’ümüz için ise, Karanlık Üçlüleri tanımlamak ve onlardan kaçınmak için bazı küçük önerileri unutmamak önemlidir. Dikkat edilmesi gereken özellikler arasında kendini önemseme, hak duygusu, kibir, kurban mentalitesi, gerçeği çarpıtma ya da açıkça yalan söyleme eğilimi, manipülatif olma, büyüklük duygusu, pişmanlık eksikliği ve empati yoksunluğu yer alır. Özellikle ilk buluşmalarda ve iş görüşmelerinde bu özelliklere dikkat edin.

The Atlantic