Dolunay gerçekten de uyku düzenini etkiliyor mu? Bilimsel olarak böyle bir şey mümkün mü?
A. Faruk Yıldız
24 Ağustos 2024

Dolunayın, uyku düzeni üzerindeki potansiyel etkileri, uzun süredir tartışılan ve birçok kişi tarafından merak edilen bir konudur. İster hurafelere inanan biri olun, ister bilimsel verilere dayanıyor olun, bu parlak gök cisminin uykunuz üzerinde etkili olabileceğini gösteren çeşitli araştırmalar bulunuyor.

Dolunay-uyku bağlantısını ortaya koyan ilk çalışmalardan biri 2013 yılında İsviçre'deki Basel Üniversitesi'nde gerçekleştirildi. Bu çalışmada bilim insanları, doğrudan ayın evrelerini incelemek amacıyla yola çıkmamış, fakat mevcut uyku verilerini retrospektif olarak analiz ederek ayın farklı evreleriyle bir ilişki aramaya karar vermişlerdi. Çalışmanın baş yazarı Christian Cajochen’e göre elde edilen sonuçlar beklenmedikti. Çalışmaya göre, dolunay sırasında insanların uykuya dalması beş dakika daha uzun sürüyor, derin uyku süresi %30 oranında azalıyor ve toplamda 20 dakika daha az uyuyorlardı. Bu bulgular, dolunayın uyku üzerindeki olası etkilerini ilk kez bilimsel olarak gözler önüne serdi.

Bu ilk bulguların ardından, 2014 yılında başka bir retrospektif çalışma da benzer sonuçlar ortaya koydu. Bu çalışmada katılımcılar, dolunayın olduğu gecelerde ortalama olarak 25 dakika daha az uyudular. Bu bulgular, dolunayın uyku düzeni üzerindeki etkilerine dair daha fazla kanıt sunarak, bu fenomenin sadece bir tesadüf olmadığını düşündürdü.

Dolunayın en parlak evre olduğu göz önüne alındığında, bu gök cisminin parlak ışığının uykuya dalmayı zorlaştırabileceği mantıklı bir çıkarım olabilir. Ancak modern yaşamda yapay ışığa olan sürekli maruz kalma bu etkiyi nasıl şekillendiriyor? Nitekim, yukarıdaki çalışmalarda yer alan katılımcılar, dış dünyaya fazla erişimi olmayan uyku laboratuvarlarında gözlemlenmişlerdi. Dr. Cajochen’in de belirttiği gibi, bu laboratuvarlar neredeyse “sığınak” niteliğinde izole ortamlardı. Bu durum, dolunayın parlak ışığının mı yoksa başka faktörlerin mi uyku düzenini etkilediği sorusunu gündeme getiriyor.

2021 yılında yapılan bir diğer çalışma, dolunay-uyku bağlantısını daha gerçekçi bir ortamda incelemeye çalıştı. Araştırmacılar, elektriğe farklı seviyelerde erişimi olan kişilerde uyku düzenlerini analiz ettiler. Bu araştırmada, Arjantin’in kırsal bölgelerinde yaşayan topluluklar ve Seattle’daki üniversite öğrencileri gibi farklı grupların uyku alışkanlıkları incelendi. Beklenmedik bir şekilde, her iki grup da dolunay dönemlerinde benzer bir uyku düzenine sahipti: Daha geç yatıyorlar ve daha az uyuyorlardı. İlginç olan, bu uyku bozukluğunun özellikle dolunaydan hemen önceki günlerde belirgin olmasıydı.

Tabii ki, dolunayın uyku düzeni üzerindeki etkilerine dair tüm araştırmalar aynı sonuca ulaşmadı. Bazı çalışmalar dolunayın uyku kalitesi üzerinde belirgin bir etkisi olmadığını öne sürdü. Ancak bu sonuçlar bile dolunayın insan biyolojisi üzerindeki olası etkilerini tamamen göz ardı edemiyor. Peki, dolunay gerçekten uykumuzu nasıl bozabilir? Uzmanlar bu soruya birkaç olası açıklama getiriyor.

Dolunayın ışığının tek başına uyku düzeninizi bozması düşük bir olasılık gibi görünüyor. Washington Üniversitesi Biyoloji Bölümü'nde profesör olan ve 2021 çalışmasının başyazarı Horacio de la Iglesia, atalarımızın doğal ışık kaynaklarına daha bağımlı olduğu zamanlarda dolunayın ekstra ışığı sayesinde daha geç saatlere kadar ayakta kalabildiğini ve bu eğilimin evrimsel bir miras olarak günümüze kadar taşınmış olabileceğini öne sürüyor. Çalışma, insanların dolunaydan hemen önceki gecelerde – ki bu da ay ışığının akşamın erken saatlerinde en belirgin olduğu zamandır – en kısa süre uyuduklarını ortaya koyuyor.

Dr. de la Iglesia, bu evrimsel eğilimin, atalarımızın avcılık ve toplayıcılık yaparken günün sonunu uzatma ihtiyacından kaynaklanabileceğini belirtiyor. Dolunayın ekstra ışığı, karanlık çökmeden önce yiyecek bulmaları için daha fazla zaman tanıyabilirdi. Bu nedenle, bu gecelerde daha uzun süre ayakta kalmak evrimsel bir avantaj sağlamış olabilir. Günümüzde doğal ışığa bu kadar bağımlı olmasak da, bu biyolojik mirasın hala vücutlarımızda etkili olabileceğini belirtiyor.

Bu durum, dolunayın ışığını doğrudan göremeseniz bile geçerli olabilir. Dolunayın insan vücudu üzerindeki yerçekimsel etkisi hakkında da çeşitli teoriler bulunmaktadır. Ne de olsa, insan vücudu büyük ölçüde sudan oluşur ve okyanuslardaki gelgitler gibi, dolunayın çekim gücünün de vücudumuzda benzer bir etki yaratabileceği düşünülmüştür. Ancak, bu teori bazı sınırlamalara sahiptir. Nörolog ve uyku tıbbı uzmanı Dr. Brandon Peters’a göre, insan vücudu üzerindeki gelgit etkisi oldukça küçüktür ve dolunayın çekim gücü, yeni ay evresiyle neredeyse aynıdır. Bu nedenle, bu teori dolunayın uykuyu nasıl etkilediğini tam olarak açıklayamıyor.

Daha olası bir açıklama ise dolunayın Dünya’nın manyetik alanındaki değişimlerle bağlantılı olabileceğidir. Dünya’nın manyetik alanı, bizi güneş rüzgarlarından ve diğer uzay hava koşullarından koruyan enerjik bir kalkan görevi görür. Dolunay sırasında bu manyetik alanın değişmesi, kardiyovasküler sistemi etkileyebilir ve melatonin seviyelerini değiştirerek uykuyu bozabilir. Melatonin, uyku düzenini kontrol eden bir hormondur ve bu hormonun seviyelerindeki değişiklikler uyku kalitesini etkileyebilir.

Ayrıca, insan vücudunun ay döngüsüne göre ayarlanan bir biyolojik ritme, yani circalunar ritme sahip olabileceği de düşünülmektedir. Bu ritim, sirkadiyen ritme benzer bir şekilde çalışır ancak bir gün yerine yaklaşık bir ay sürer. Dr. Cajochen’e göre, bu ritim dolunayda vücudun diğer ay evrelerine göre daha aktif hale gelmesine neden olabilir ve bu da uykuya dalmayı zorlaştırabilir.

Peki, dolunay sırasında iyi uyuyamıyorsanız ne yapmalısınız? Ay döngüsü devam edecek, ancak bu dolunay dönemlerinde uykusuz gecelere mahkum olduğunuz anlamına gelmiyor. Dolunay sırasında uykuya dalmakta zorlanıyorsanız, Dr. Peters yatma saatinizi geçici olarak 30 veya 45 dakika geciktirmenizi öneriyor. Bu sayede, uyku dürtünüzü güçlendirebilir ve daha kolay uykuya dalabilirsiniz. Ayrıca, sabahları uyandıktan sonra 15 ila 30 dakika güneş ışığı almak da sirkadiyen ritminizin normal seyrinde devam etmesine yardımcı olabilir.

Dr. de la Iglesia, dolunay dönemlerinde uykunuzun etkilenebileceğini bilmenin, bu durumu proaktif bir şekilde yönetmenize yardımcı olabileceğini belirtiyor. Bunun için iyi bir uyku hijyeni sağlamanız önemlidir: Hava karardığında ışıkları kısın, ekranlardan uzak durun ve rahatlamanızı sağlayacak bir gece rutini oluşturun. Bu, meditasyon, kitap okuma veya rahatlatıcı bir podcast dinleme gibi aktiviteleri içerebilir. Amaç, uyku düzeninizi bozan değişkenleri en aza indirmek ve kozmik etkilerin üzerinizdeki etkisini azaltmaktır.

Unutmayın, dolunayın uyku üzerindeki etkileri ay evresi geçtikten sonra azalacaktır. Dolunay döneminde birkaç gece daha az uyumak, genel sağlığınızı olumsuz etkilemeyebilir. Ancak, bu dönemlerde önemli toplantılardan veya kararlar gerektiren aktivitelerden kaçınmak faydalı olabilir.

Özellikle uyku bozuklukları veya zihinsel sağlık sorunları yaşayanlar için dolunayın etkileri daha belirgin olabilir. Depresyon veya bipolar bozukluk gibi durumlar, uyku düzeniyle yakından ilişkilidir ve dolunay dönemlerinde bu semptomlar artabilir. Eğer her dolunayda uyku sorunları yaşıyorsanız ve bu durum genel sağlığınızı etkiliyorsa, bir uzmana danışmanız yararlı olabilir. Bu sayede doktorunuz, tedavi planınızı yeniden gözden geçirebilir veya uykunuzu düzenlemeye yardımcı olacak yeni çözümler önerebilir. Ayın evresi ne olursa olsun, sağlıklı bir uyku düzeni için proaktif adımlar atmak her zaman önemlidir.

Kaynak: SELF