Uçan arabaların serüveni: Yeni nesil kentsel hava taşımacılığı
Burhan Sebin
24 Ocak 2024
Uçan arabalar, 1950'lerin "Popular Mechanics" dergilerinin kapaklarını süsleyen kişisel hava yolculuğu hayaldir. Göklerde henüz uçan arabalara rastlamasak da bu fikir hala heyecan uyandırıyor. Tıpkı Harry Grant Dart'ın 1908'deki "The All-Story" dergisi için çizdiği fantastik makineler gibi, bu fikirler daima hayal gücümüzü tetiklemiştir.

Ancak uçan arabalar ve futuristik aletler denince benim aklıma her zaman ilk Jetgiller gelmiştir. İşe gidip gelirken çantası boyutunda küçülebilen uçan bir araba kullanan George Jetson, bugün aynı isimdeki kişisel uçan araç şirketi Jetson’a da ilham olmuş sanırım. 

Artık geldiğimiz noktada uçan arabalar ve gelişmiş hava taşımacılığı (AAM) sadece hayal değil. Global ölçekte birçok şirket bu alanda çalışıyor. Öyle ki şu an karada mobilite çözümleri sunan Uber, Hyundai, Geely gibi şirketler gelişmiş hava taşımacılığı bölümlerini de ayrı bir şirket olarak ya da işbirlikleri ile güçlendiriyorlar. Havayolu şirketleri çoktan yeni elektrikli uçan araba siparişlerini vermiş durumdalar. Küresel AAM pazarının 2023'ten 2032'ye kadar %35.2'lik bir büyüme oranı (CAGR) kaydetmesi bekleniyor. 2022'de 8.2 milyar ABD doları olan pazar büyüklüğünün, 2032'de 68.1 milyar dolara ulaşması öngörülüyor. Kuzey Amerika’da Joby Aviation, Archer Aviation, Wisk Aero ve Volocopter; Avrupa’da Lilium, Vertical Aerospace ve Urban Aeronautics; Asya-Pasifik’te EHang, Hyundai Urban Air gibi şirketler bu teknolojiyi hayata geçirmek için devletler, üniversiteler ve diğer paydaşlarla işbirliği içinde çalışıyorlar. Ülkemizde de Cezeri gibi çalışmaları görmek gurur verici. 

Peki bu çalışmaların hızlanmasının sebepleri neler? Bu büyümeyi ve gelişmeyi tetikleyen unsurlara baktığımızda karşımıza çıkanlar şunlar:

Joby Aviation, Volocopter, Wisk Aero, Lilium, Supernal, Skyports gibi şirketlerin liderlik ettiği AAM sektörü, Las Vegas’ta düzenlenen Tüketici Elektroniği Show’u CES 2024’te Supernal’in yeni modelini tanıtmasıyla tekrar gündeme oturdu. 

2024 Paris Yaz Olimpiyatları

Şahsi fikrim olarak bu araçları günlük yaşantımızda görmemize en az 5-6 yıl daha olduğunu düşünsem de Gelişmiş Hava Taşımacılığı şirketleri ilk büyük çıkartmasını Paris Olimpiyatlarında yapmayı planlıyor. Pilotlu ve iki koltuklu hava taksisini sertifikalandırma sürecinde olan Alman startup Volocopter, Olimpiyat Oyunları sırasında ticari hizmetler uçurmak için hava operatörü sertifikası için başvuruda bulundu. Havacılık konusunda Amerika Federal Havacılık Dairesi’ne göre daha esnek olan Avrupa Havacılık Komitesi’nin bu fikre sıcak baktığı düşünülüyor.

Bu sektör için hedeflenen bir diğer önemli tarih de Los Angeles 2028 Yaz Olimpiyatlarıdır. Yaz Olimpiyat Oyunları, Gelişmiş Hava Taşımacılığı'nın Oyunlar sırasında şehrin ulaşım hizmetlerinin bir parçası olmasını sağlamak için Gelişmiş Hava Taşımacılığı Komitesi ile anlaştı. AAM'nin Olimpiyatlarda uygulanmasının, yeni teknolojinin kullanımının yaygınlaşması ve halkın kabulü için bir katalizör görevi görebileceğine inanılıyor.

Ancak Los Angeles, Amerika’da kentsel hava araçlarını ulaşım sistemlerinin bir parçası yapmak isteyen tek şehir değil. New York, Chicago, San Francisco, Orlando ve tabii ki de Miami de bu teknolojiyi hayata geçirmek için uğraşan şehirlerin başında geliyor. Bu alanda özel şirketler ve federal ajanslarla iş birliği halinde çalışıyorlar.

Miami Gelişmiş Hava Taşımacılığı Zirvesi

Benim de liderlik ettiğim Miami Gelişmiş Hava Taşımacılığı Komitesi,  bu yılın başında 8 Ocak’ta Gelişmiş Hava Taşımacılığı Zirvesi adında bir etkinlik düzenledi. Bu etkinlikte ABD Federal Havacılık Dairesi FAA, ABD Ulaştırma Bakanlığı ve NASA’dan temsilcilerin yanında bu yeni nesil hava araçlarını üreten şirketler, yine bu araçların iniş kalkış yapacağı yeni nesil pistleri (vertiport) inşa eden şirketlerin temsilcileri ve hem yerel hem bölgesel yöneticilerden oluşan 45 farklı organizasyon bulunuyordu. Amaç, şehirler için geleceğe hazır AAM politikaları oluşturmak. Bunun için eVTOL'lar için vertiport tasarımından, bu araçların hava sahamıza entegrasyonuna kadar detaylı bir planlama ve uygulama gerekiyor. Bu yılki yol haritamız, ulusal ve bölgesel paydaşlar ile toplum odaklı çözümler ortaya koymak.

Tabii ki bu teknolojiyi hayatımızın bir parçası yapmak için sadece şirketlerin bu uçan araçları üretmesi yetmiyor, aynı zamanda altyapı, yazılım, elektrik gücü, güvenlik ve yasal düzenlemeler gibi birçok farklı alanın da entegrasyonunu gerektiriyor. Bu, şehir planlamacılarından yazılım mühendislerine, enerji tedarikçilerinden yasal danışmanlara kadar geniş bir yelpazede uzmanlık ve iş birliği gerektiriyor. 

Gelişmiş Hava Taşımacılığı ekosisteminde girişimcilik fırsatları:

Bu kompleks durum elbette birçok fırsatı da beraberinde getiriyor.

Devletlerin rolü

Devletler, bu yeni teknolojiyi entegre etmek ve düzenlemek için yasal ve düzenleyici çerçeveleri belirlemeli. Hava trafik yönetimi, güvenlik standartları ve çevresel etkiler gibi konularda yenilikçi yaklaşımlar gerektiriyor. Ayrıca, bu teknolojinin toplum üzerindeki etkilerini anlamak ve yönetmek için kamuoyu ile iletişim ve eğitim programları önemli bir rol oynayacak.

İnsan kaynakları ve eğitim

Uçan arabaların ve AAM'in gerçekleşmesi, nitelikli insan kaynağına olan ihtiyacı da artırıyor. Mühendislikten yazılım geliştirmeye, trafik yönetiminden güvenlik operasyonlarına kadar çeşitli alanlarda eğitim ve beceri geliştirme programlarına olan talebi artırıyor. Özellikle üniversitelere büyük iş düşüyor.

Sonuç olarak

Yeni nesil hava ulaşım aracı eVTOL'ler sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda ekonomik, sosyal ve çevresel açıdan kapsamlı bir değişimi temsil ediyor. Bu devrim, girişimciler, devletler, şirketler ve bireyler için eşsiz fırsatlar sunuyor. "Nasıl olsa bu teknoloji 5-10 yıl daha hazır olmayacak" deyip geleceğin gelmesini beklememek, “İstikbal göklerdedir” şiarıyla bu geleceği hazırlamak gerekiyor.  Sonuçta geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu inşa etmektir. 

Metinde geçen bazı özel terimler ve kısaltmalar için bir sözlük:

AAM (Advanced Air Mobility - Gelişmiş Hava Taşımacılığı): Elektrikli veya hibrit-elektrikli dikey kalkış ve iniş yapabilen araçlar (eVTOL) dahil, yenilikçi hava taşımacılığı teknolojilerini ifade eder.

CAGR (Compound Annual Growth Rate - Bileşik Yıllık Büyüme Oranı): Bir yatırımın yıllık büyüme oranını ifade eden bir terim.

eVTOL (Electric Vertical Take-Off and Landing - Elektrikli Dikey Kalkış ve İniş Yapabilen Araç): Kısa mesafeler için tasarlanmış, elektrikle çalışan ve dikey kalkış ve iniş yapabilen hava aracı.

Vertiport: eVTOL araçları ve diğer dikey kalkış ve iniş yapabilen hava araçları için tasarlanmış, havaalanı benzeri bir yapı.

FAA (Federal Aviation Administration - Federal Havacılık Dairesi): ABD'de sivil havacılık faaliyetlerini düzenleyen federal ajans.

CES (Consumer Electronics Show - Tüketici Elektroniği Fuarı): Her yıl Las Vegas'ta düzenlenen ve en yeni tüketici elektroniği ürünlerinin sergilendiği uluslararası bir fuar.

Burhan Sebin

Orta Doğu Teknik Üniversitesi İşletme bölümünden mezun olan ve şu an Venture Miami'de Araştırma ve Girişimcilik Lideri pozisyonunda görev yapan Burhan Sebin, Amerika'nın en hızlı büyüyen teknoloji şehri Miami'nin teknoloji ve girişimcilik sektörüne önemli katkılar sağlamaktadır. MicroGlobe'un kurucusu olarak girişimcilik sektörüneadım atmadan önce Procter&Gamble ve Red Bull gibi kurumsal şirketlerde de deneyimler elde etmiştir. Şu anda özellikle LinkedIn üzerinden yapay zeka ve girişimcilik konularında birikimlerini ve deneyimlerini paylaşmaktadır.