
Elektrikli otomobil pazarı Türkiye’de benzeri görülmemiş bir hızla büyüyor. Türkiye elektrikli araçlarla büyük romans yaşıyor. Peki her şey göründüğü kadar toz pembe mi? Aradığınız ruh eşiniz elektrikli mi?
2024’te %7 civarında olan elektrikli otomobil pazar payı, 2025'in ilk yarısında %25’lere dayandı. 2022'de sadece 8.000 civarında elektrikli araç satılmışken, bu sayı 2023’te 65.000’i geçti, 2024’te ise 100.000’e dayandı. Geçtiğimiz Haziran ayında bu pazar payı %27’ye ulaştı ve ülkemizde satılan her 4 otomobilden biri elektrikli oldu. Peki bu yükselişin ardında neler var?
Konfor, teknoloji ve tasarrufun yanı sıra artışı destekleyen önemli bir unsur ÖTV avantajı. Her ne kadar geçtiğimiz hafta yapılan düzenlemelerle oranlar yukarı doğru yenilenmiş olsa da hala içten yanmalı motorlu otomobillere kıyasla önemli bir avantaj ve dolayısıyla dolaylı yoldan teşvik mevcut. Motor gücü 160 kW ve altında olup matrahı 1.650.000 TL’yi aşmayan araçlarda ÖTV oranı artık %25. Benzinli otomobillerin ise ÖTV’si %80’den başlıyor. Bu bantta fiyat-performans dengesi kuvvetli çok sayıda seçenek bulmak mümkün.

Elbette değil. Değişimi kolayca benimsemeyen bir millet olabiliriz ama fiyat-performans sevdamız her şeyin üstünde. Elektrikli otomobiller, alıştığımızın ötesinde değer yaratıyor. Konforu, sessizliği, ekran teknolojileri, hızlanma ve tork performansı, güvenli sürüşü destekleyecek özellikleri ve tasarımları ile “Bu fiyata ancak bu kadar araç alınabilir” skalasını ters yüz ediyor. Basitçe ifade etmek gerekirse 1 liraya 1,5 liralık araç almışız hissi yaşatıyor.
Akaryakıt ve şarj etme maliyetleri arasındaki (özellikle şehir içi kullanımdaki) alenen hissedilebilir tasarruf, bakım masraflarının içten yanmalı araçlara göre gözle görülebilir şekilde düşük olması, bu fiyat-performans sevdamızı daha da cezbediyor. Verdiğimiz bedele alıştığımızdan fazla değer almak ve tasarruf etmek, değişime olan mesafeli duruşumuzun önüne geçiyor.
Elektrikli otomobillerin yükselişi ne kadar hızlıysa, ikinci eldeki fiyat dengesi de o kadar kırılgan. Bu araçlar, geleneksel içten yanmalı modellere göre ikinci elde daha hızlı değer kaybedebiliyor. Bunun temel nedeni teknolojinin hala çok hızlı gelişiyor olması. Bugün aldığınız model, iki yıl sonra “eski nesil batarya teknolojisi”yle anılabilir. Bu da ikinci eldeki cazibesini düşürebiliyor.
Voltify, Türkiye’nin ilk elektrikli araç kiralama platformu olarak işletme ve bireylerin risksiz şekilde elektrikli araca geçiş yapmasını sağlıyor. Voltify’ın 1 ila 12 ay arası süreyle abonelik modeli, kısa dönem kiralamanın pratikliği ve esnekliği ile uzun dönem kiralamanın avantajlarını bir araya getiriyor. Sigorta, bakım, onarım gibi işlemleri üstlenerek abonelerinin e-mobilitenin avantajlarına odaklanmasını sağlayan Voltify; böylece ikinci el değeri belirsizliğinin getirdiği riski de ortadan kaldırıyor. Voltify Türkiye'nin elektrifikasyonuna öncülük ediyor, bize de elektrikli araçların keyfini risksiz şekilde sürmek kalıyor.
Sen de elektrikli araçlara geçişin en kolay yolunu merak ediyorsan:
