EF İngilizce Yeterlilik Endeksi 2023 sonuçlarına göre Türkiye Avrupa’da sondan ikinci sırada; Motorine ek indirim geldi
2023’ün son aylarında kiralık konut sayısı yüzde 83 artarken, 20.000 TL’nin altındaki kiralık daire sayısı ise yüzde 46 azaldı.
EF İngilizce Yeterlilik Endeksi 2023 sonuçlarına göre Türkiye Avrupa’da sondan ikinci sırada yer alıyor.
Epic Games, 14 Aralık'tan yılbaşına kadar 17 oyunu ücretsiz vereceğini açıkladı.
HBO, ‘The Last of Us’ dizisinin ikinci sezonunun 2025’te geleceğini resmi olarak duyurdu.
Motorine 88 kuruşluk ek bir indirim geldi.
KAYNAK:
Filmler, diziler, televizyon programları hakkında bilgiler barındıran çevrimiçi veri tabanı IMDb, 2023’ün en iyi 10 dizisini açıkladı.
IMDb sayfa görüntülemelerine göre, birinci sıraya oyun dünyasının en sevilen serilerinden aynı adla diziye uyarlanan ‘The Last of Us’ yerleşirken, ikinci sırada Disney’in Star Wars evreninde geçen mini dizisi ‘Ahsoka’ yer aldı.
1. The Last of Us
Tıpkı video oyunu gibi kıyamet sonrasında geçen dizide, hayatta tek başına kalan Joel ve 14 yaşında bir kız olan Ellie’nin hikayesi konu ediniliyor. Ellie, tüm insanlığı yok eden salgının tek çaresidir ve Joel, Ellie’yi sağ salim bilim insanlarına teslim etmelidir. Ama bilim insanlarının elinde Ellie’nin sağ kalıp kalmayacağı belli değildir. Joel, insanlığı kurtarmaktansa Ellie’yi kurtarmayı tercih edecektir.
2. Ahsoka
Disney+ için Dave Filoni tarafından yaratılan Ahsoka, Star Wars evreninin bir parçasıdır ve ‘The Mandalorian’ dizisinin yan ürünüdür. ‘Jedi’ın Dönüşü’ (1983) filminden sonra aynı dönemde ‘Star Wars Asiler’ (2014-2018) adlı animasyon dizisinin devamı olarak hizmet eden dizi, imparatorluğun çöküşünün ardından galaksiye yönelen yeni bir tehdidi araştıran Ahsoka Tano’nun maceralarını konu almaktadır.
3. Succession
Amerikan televizyon devi HBO’nun bir dizisi olan Succession, medya patronu bir babanın koltuğunu kime bırakacağına dair kardeşler arasında yaşanan mücadeleyi, aile dramasını ve entrikalarını ele alıyor. Dizi, bu yıl dördüncü sezonuyla final yaptı.
4. Black Mirror
Netflix’te yayınlanan, yapımcı Charlie Brooker’ın karanlık ve satirik antoloji serisi. Zaman zaman yakın geleceğe dair gerçeğe dönüşme potansiyeli yüksek olan bilim kurgu hikayeleri anlatan dizi bu yönüyle hem ilgi çekmiş hem de toplumsal endişeleri kaşımıştı. Dizi, dört yıllık aranın ardından bu yıl altıncı sezonuyla ekranlara döndü.
5. The Mandalorian
İlk olarak 12 Kasım 2019’da Disney+’ta yayımlanmaya başlayan ve Yıldız Savaşları evreninde geçen dizi, Jedi’ın Dönüşü döneminden beş yıl sonra başlar ve Yeni Cumhuriyet’in ulaşamayacağı yerlerde bir Mandalorlu ödül avcısını izler. Dizi bu yıl üçüncü sezonla ekranlara geldi.
6. One Piece
Aynı adlı anime ve mangadan uyarlanan canlı aksiyon dizisi, Iñaki Godoy’un canlandırdığı ‘Monkey D. Luffy’ adlı dost canlısı korsanın, efsanevi One Piece hazinesini bulma macerasını konu alıyor. Netflix’in çok beğenilen dizisi ikinci sezon onayını da aldı.
7. Usher Evi’nin Çöküşü
‘The Haunting: Tepedeki Ev’ ve ‘Gece Yarısı Ayini’nin yaratıcısı Mike Flanagan’ın imzasını taşıyan Netflix yapımı mini korku dizisisi, Edgar Allan Poe’nun eserlerinden uyarlandı. Netfli Roderick ve Madeline Usher adlı acımasız kardeşler, kurdukları Fortunato İlaç Sanayisi adlı şirketle büyük bir servet, ayrıcalık ve güç elde eder. Ancak Usher hanedanının vârisleri, gençliklerinde tanıdıkları gizemli bir kadının ellerinde ölmeye başlayınca geçmiş sırlar gün ışığına çıkar.
8. Ted Lasso
Amerikan futbolu koçu Ted Lasso, İngiltere’deki bir futbol kulübünün sahibi Rebecca Welton tarafından, futbolda hiç tecrübesi olmamasına rağmen takımın başına getirilir. Ted Lasso, futbol koçluğu deneyimi bulunmamasına rağmen takımın başarısı için elinden geleni yapar.
9. The Bear
Altın Küre ödüllü Jeremy Allen White’ın başrolünde yer aldığı, Disney+’ta yayınlanan dizi, izleyicilerine protein ve karbonhidratı bol bir görsel şölen sunuyor. Gastronomi dünyasından genç bir şef olan Carmen ‘Carmy’ Berzatto, erkek kardeşinin intiharının ardından aile kurumunun yönetimini devralmak için Chicago’ya dönmek zorunda kalır. Kendi dünyasından uzakta olan Carmy, bir trajedinin sonuçlarına katlanırken küçük bir işletmenin, inatçı bir personelin ve gergin aile ilişkilerinin ezici sorumluluklarıyla uğraşmak zorundadır.
10. Gen V
The Boys ile aynı evrende geçen Gen V, öğrencilerin yeni nesil kahramanlar olmak için eğitim aldığı prestijli bir okul olan Godolkin Üniversitesi’nde gerçekleşen olayları ekrana taşıyor. Süper kahraman olabilmek için çeşitli testlerden geçen gençler; fiziksel, cinsel ve ahlaki sınırlarını zorlayan bu testlerin ardından, en iyi şehirlere yerleşebilmek için birbirleriyle yarışıyor.
KAYNAK: Gazete Diken
Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK) "örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçunu düzenleyen hükmü iptal etti. Yüksek mahkeme, kararın 4 ay sonra yürürlüğe girmesini uygun gördü.
Anayasa Mahkemesi'nin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, Patnos Ağır Ceza Mahkemesi ile İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemeleri, TCK'nin 220. maddesinin "Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçunu düzenleyen 6. fıkrasının Anayasa'nın 2, 13 ve 38. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, iptali yönünde karar verilmesini yüksek mahkemeden talep etti.
Başvuru kararlarında, itiraz konusu kuralın kamu gücünü kullanan organların keyfi davranışlarının önüne geçecek ve kişilerin hukuku bilmelerine yardımcı olacak şekilde erişilebilir ve öngörülebilir olmadığı, kuralda belirlilik bulunmamasının hukuku devlet ile suçta ve cezada kanunilik ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.
Talebi değerlendiren Anayasa Mahkemesi, kararında, itiraza konu kuralın erişilebilir nitelikte kanun hükmü olduğuna, bununla birlikte kuralın belirli olduğunun söylenebilmesi için uygulamasıyla ortaya çıkacak sonuçların da öngörülebilir olması gerektiğine vurgu yapıldı.
Kararda, kuralın kamu otoritesinin Anayasa ile korunan temel haklara yönelik keyif müdahalesine karşı koruyucu önlem içerip içermediğinin de belirlenmesi gerektiği ifade edildi.
"Suçun kapsamını genişletiyor"
Kuralda yer alan "örgüt adına işlenin suç" kavramından ne anlaşılması gerektiğine dair herhangi bir düzenlemeye yer verilmediğin ve işlenen suçlar arasında bir ayrım yapılmadığının anlaşıldığı dile getirilen kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Başka bir ifadeyle, niteliğine ya da ağırlığına bakılmaksızın, herhangi bir suçun örgüt üyesi olmayan bir kişi tarafından bir örgüt adına işlendiği değerlendirildiğinde, kişiler ayrıca örgüte üye olma suçundan da cezalandırılmaktadır. Bu durum son derece ağır bir itham ve ceza öngören bir suçun kapsamını ölçütleri belirsiz olacak biçimde genişletmektedir. Yargı makamlarının da örgüt adına işlenen suç kavramını her somut olayın özelliklerine göre farklı yorumladıkları ve belirliliğin yargısal yorumla da sağlanamadığı anlaşılmaktadır."
"Yeterli bir gerekçeyle gösterilmeli"
Kişinin örgüt adına suç işlediğinin kabul edilmesi durumunda örgüte üye olma suçundan da cezalandırılmasın belirlilik incelemesi bakımından gözetilmesi gereken diğer bir husus olduğu belirtilen kararda, "İlke olarak kişinin silahlı örgüte üyelikten cezalandırılabilmesi için eylemlerinin sürekliliği, eşitliliği ve yoğunluğu veya bu özellikler olmasa dahi suçun niteliği ile örgütün amacına ulaşma bakımından ancak örgüt üyeleri tarafından işlenip işlenemeyeceği gözetilmeli, örgütle organik bir bağının bulunduğu ve örgütün hiyerarşik yapısı içinde bilerek ve isteyerek hareket ettiği yeterli bir gerekçeyle gösterilmelidir." değerlendirmesi yapıldı.
Kararda, şu ifadelere yer verildi:
"Buna karşın itiraz konusu kural uygulandığında silahlı örgüte üye olma suçu bakımından aranan belirli şartlar, örgüte üye olmayan ancak örgüt adına suç isleyen bir kimse yönünden aranmamakta ve her iki kategorideki kimseler arasında herhangi bir ayrım yapılmaksızın örgüte üye olmayan ancak örgüt adına suç isleyen bir kimse örgüt üyesi olarak cezalandırılmaktadır. Bu itibarla bir kimse silahlı örgütle zayıf da olsa bir şekilde bağlantısı bulunduğu iddia edilen bir suç işlediği gerekçesiyle, örgütle bağlantısı açıkça ortaya konulmaksızın, işlediği suçun yanı sıra gerçek içtima hükümleri uyarınca ayrıca örgüt üyeliğinden de cezalandırılmaktadır. Bu durum, örgüt adına suç işleyen kimsenin örgüt üyelerine göre daha ağır cezalarla karşılaşmasına neden olmaktadır.
Ayrıca kuralın bir temel hakla bağlantısı olmayan suçlar bakımından da uygulanması mümkün olmakla birlikte işlenen suçun temel hakların kullanımıyla ilgili olması durumunda kuralda yer alan örgüt adına kavramının belirsizliğinden kaynaklı geniş yorumu nedeniyle kuralla ifade özgürlüğü, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ya da örgütlenme veya din ve vicdan özgürlüğü gibi temel haklar üzerinde güçlü bir caydırıcı etki yaratılmaktadır."
"Kanunilik şartını taşımıyor"
Kararda, itiraza konu kuralın, örgüt üyeliğine dair herhangi bir somut delil bulunmadan ve işlenen suçun niteliği ve ağırlığı itibarıyla örgütün amaçlarına ne surette katkıda bulunduğu da dikkate alınmadan kişilerin örgüte üye olmak gibi son derece ağır bir suçtan cezalandırılmalarına neden olacak şekilde geniş yorumlanmaya da müsait olduğu, dolayısıyla kuralın kamu otoritesinin keyfi uygulamalarını önleyecek şekilde belirli ve öngörülebilir nitelikte olmadığı, bu yönüyle kanunilik şartını taşımadığı da belirtildi.
İtiraza konu kuraldaki "örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen kişi, ayrıca örgüte üye olmak suçundan da cezalandırılır." ifadesinin Anayasa'nın 38. maddesine aykırı olduğuna hükmeden Anayasa Mahkemesi, TCK'nin "Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme" suçunu düzenleyen 220. maddesinin 6. fıkrasını oy birliğiyle iptal etti.
Kararda, birinci cümlenin iptali üzerine uygulanma imkanı kalmayan aynı fıkradaki ikinci ve üçüncü cümlelerin de iptalinin gerektiği belirtildi.
Yüksek mahkeme, kararın 4 ay sonra yürürlüğe girmesini uygun gördü.
KAYNAK: Ekonomim
31 Mart 2024’de yerel seçimleri için çalışmalarını hızlandıran Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), bir yandan MHP ile ittifak çalışmalarını sürdürürken, 2019 yerel seçimlerinde CHP’ye karşı kaybedilen büyükşehirleri yeniden kazanacak strateji üzerinde çalışıyor.
İktidar partisinin birinci önceliği ise, İstanbul’u yeniden kazanmak.
İktidar partisi kulislerinde İstanbul’u yeniden almanın yollarından biri olarak, Ekrem İmamoğlu’nun belediyecilik hizmetinden memnun olmadığı belirtilen, yüzde 10 dolayındaki muhalif seçmenin en az yarısının oy verebileceği bir ismi adaylaştırmak olarak görülüyor.
2019 yerel seçimlerinde Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesinde aday tercihinin en önemli faktör olduğu belirtilen AKP’de, İstanbul ve Ankara için belediyecilik hizmetleriyle öne çıkan isimlerin adaylaştırılması görüşü ağırlık kazanıyor.
AKP kurmayları, İstanbul’u yeniden kazanmanın Ankara’ya göre daha kolay olacağı görüşünde.
2019’da Ekrem İmamoğlu üzerinde ittifak sağlayan muhalefetin, bu ittifakı 2024 yerel seçimlerine taşıyamaması avantaj olarak görülüyor.
31 Mart 2019’da yapılan yerel seçimlerde İstanbul’daki oy farkının sadece 13 bin 759 olduğuna dikkat çekilerek, tekrarlanan seçimlerdeki 800 bin dolayındaki farkın “tepki ve mağduriyet algısından” kaynaklandığına işaret ediliyor.
İktidar partisi kurmayları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayının profilinin ilk tur seçim sonuçları dikkate alınarak şekilleneceğini ifade ediyorlar.
‘Hedef yüzde 10’luk muhalif ama belediye hizmetinden memnuniyetsiz seçmen’
İktidar partisi kaynakları, gerek parti içinde gerekse bağımsız kuruluşlarca yapılan kamuoyu araştırmalarına göre yüzde 10 dolayında olduğu belirtilen ve 2019’de Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş, ancak şu anda belediye hizmetinden memnun olmayan seçmeni ikna edecek bir ismin adaylaştırılması halinde, İstanbul’un yeniden alınabileceğini savunuyor.
AKP kurmayları, bu veriye göre nasıl bir strateji izleneceğine ilişkin şu değerlendirmeleri yapıyorlar:
“Şu anda gri alanda duran yüzde 10 dolayında bir seçmen kitlesi var. Bunlar daha önce CHP’ye veya başka bir muhalefet partisine oy vermiş, AK Parti’ye muhalif bir kesim.
“Ancak iyi belediye hizmeti verilmesini önemsiyor. Ulaşımda kolaylık, çevre temizliği, şehir hayatının kolaylaştırılması bunların önceliği.
“Bu seçmen grubuyla ilgili bir üniversitenin yaptığı araştırma var: Yüzde 10’luk grup, 2019’da Ekrem İmamoğlu’na oy vermiş. Ama bunların yüzde 46’sı belediyecilik hizmetini beğenmediği için ‘yeniden oy vermem’ diyor.
“AK Parti’nin İstanbul’da oyu zaten yüzde 44-45 bandında. Bu seçmen grubunun en az yarısının oy verebileceği bir isim bizim seçimi rahat kazanmamızı sağlar.
“Bu seçmen grubu, popüler adayları da sevmiyor. 2019’da yapılan hata da buydu. Siyasi kimliğiyle öne çıkan isimler adaylaştırıldı. O nedenle 2019’da İmamoğlu’na yöneldiler.
“Aynı aday tekrarlanmamalı, belediyecilik hizmeti beklentisini karşılayacak isimler adaylaştırılmalı.”
Fatih ve Üsküdar belediye başkanları da potaya girdi
AKP’de, belediye ve şehircilik hizmetleriyle öne çıkan isimlerin adaylaştırılması konusunda büyük ölçüde uzlaşı olsa da adayın belediye başkanı kökenli mi, yoksa geçmişteki icraatlarıyla öne çıkan eski bakanlardan biri mi olacağı konusu tartışmalı.
Ancak son dönemde AKP kulislerinde, TOKİ Başkanlığı dönemindeki hizmetleri anımsatılan Fatih Belediye Başkanı Ergün Turan ile Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen’in ismi ön plana çıkmaya başladı.
İstanbul’da en çok Karadeniz kökenli insanın yaşıyor olması nedeniyle, Trabzonlu olan Ekrem İmamoğlu’na karşı Karadenizli aday formülünün de dile getirildiği AKP’de, her iki başkanın da Trabzonlu olmasının da avantaj olacağı düşünülüyor.
Ancak eski Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Murat Kurum ile eski Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu da AKP kulislerinde en çok aday olarak ismi seslendirilen isimler.
İttifak çalışmasında sona yaklaşıldı: MHP’ye 3 büyükşehir
Bir önceki seçimde olduğu gibi 31 Mart seçimlerinde de ittifak yapma kararı alan AKP ve MHP kurmayları ittifak kriterlerini büyük ölçüde netleştirdi.
Buna göre halen AKP’de olan belediyeler AKP’ye, MHP’de olan yerlerde de sadece bu parti aday çıkarması üzerinde uzlaşıldığı belirtiliyor.
Bu çerçevede MHP’li başkanın yönettiği Manisa Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yine MHP aday gösterecek.
2019’da CHP’ye karşı kaybedilen büyükşehir ve illerde ise başarısız olan belediye başkanları yeniden aday gösterilmeyecek ama kamuoyu araştırmaları da dikkate alınarak, bu illerde belediyeyi en son kazanan parti aday çıkaracak.
Bu çerçevede 2019’da CHP’nin kazandığı Mersin ve Adana da bu çerçevede MHP’ye bırakıldı.
Kritik iller için kamuoyu yoklaması
2019 seçimlerinde iki partinin ayrı girmesi nedeniyle, az farkla kaybedilen yerler ile uzun süredir muhalefetin elinde olan yerler için ise farklı strateji uygulanacak.
Kamuoyu yoklamaları, teşkilatların öneriler ve aday beklenti profili dikkate alınarak, az farkla kaybedilen yerlerde ortak aday çıkarılacak.
Bu yüzden, ittifak yapılacak il ve ilçe sayısının artacağına dikkat çekiliyor.
Hangi partinin oyu yüksekse veya kazanacak aday profiline uygunsa, o partinin adayı desteklenecek.
Aydın ve Muğla gibi, uzun süredir muhalefetin elinde olan illerde de kamuoyu yoklamaları yapılacak.
Bu illerde, ortak aday çıkarılması halinde seçimi kazanma ihtimali görülmesi halinde, ortak aday gösterilecek ve oyu önde görülen partinin adayı desteklenecek.
Ancak, seçimi kazanma ihtimalinin düşük olduğu yerlerde, iki partinin ayrı adaylar çıkarması söz konusu olabilecek.
KAYNAK: BBC Türkçe
Petrol, OPEC+ toplantısı sonrasında 2018'den bu yana en kötü düşüş sürecinde ilerlemeye devam ediyor.
Petrol Cuma günü yükseliş kaydetti ancak yatırımcıların OPEC+'nın daha derin arz kesintilerinin etkili olacağından şüphe duymasıyla 2018'den bu yana en uzun haftalık kayıp serisine doğru ilerlemeye devam etti.
Varil başına 75 doların üzerinde işlem gören küresel gösterge Brent hala yedinci haftalık düşüşe doğru ilerliyor. ABD ham petrolü son altı seansta yüzde 11 oranında geriledikten sonra varil başına 70 dolara yakındı.
Grubun daha derin kesintilere yönelik planlarının şüpheyle karşılanmasıyla ham petrol, Petrol İhraç Eden Ülkeler Topluluğu ile müttefikleri arasında geçen hafta yapılan toplantıdan bu yana tüm seansları düşük kapattı. Bu düşüş, önde gelen üretici Suudi Arabistan'ın kısıtlamaların Mart ayı sonrasına kadar uzatılabileceğini söylemesi ve ardından Rusya, Cezayir ve Kuveyt'ten gelen benzer açıklamaların ardından geldi.
Talebin gidişatına ilişkin endişeler de var. Bloomberg araştırmasına göre Çin tüketiminin gelecek yıl günde 500 bin varil artması bekleniyor; bu rakam 2023'teki artışın üçte birinden daha az. Bu arada ABD'de pek çok ekonomist önümüzdeki yıldan itibaren bir durgunluk öngörüyor.
Mumbai'deki Kotak Securities Emtia Araştırma Başkanı Ravindra Rao, "Petrol talebi görünümü hala kasvetli. Çin'deki toparlanma ivme kazanamadı, Batı'daki fabrika faaliyetleri ise daralmaya devam ediyor" dedi.
KAYNAK: Bloomberg HT
8 Aralık 2023
paylaş